Doğa Simay gezmelerdee.
Cuma ve cumartesi iş için Akşehir'e giden babanın peşine takılınır.Gidişinden bir gün sonra da anneanne ve dede de ayartılarak Akşehir yollarına düşülür.Doğa ile yolculuğun en zor kısmı arabayı sevmemesi.Araba da hareketler kısıtlı olduğundan ve sürekli koltukdan aşağıya inme isteğinden araba kelimenin tam anlamıyla karman çorman.Ve bunun en büyük zorluğu tabi ki anne de.Baba şoför koltuğundan kendinden emin bir şekilde "yere inmek yok doğa" diyor amaaa.ama ama ama.....
Kısa ve zor bir yolculuk sonrası babayla buluşma.Yakınımızda o kadar güzel yerler varki.Akşehirden bunlardan biri.Çok güzel bir müze var.Mutlaka gezilmeli.Damak zevki mükemmel.Hiç abartmıyorum,şu ana kadar ki en güzel sucuğu burada yedim. Ve tabi ki Nasreddin Hoca nın güzel yurdu.Yorulmak nedir bilmeden gezdik.Her yeri dolaştık diyebilirim.Şehirde mükemmel bir temizlik anlayışı var.Her yer pırıl pırıl.İnsanlar da bu şekilde.Sanki bu insanlar bu şehir için doğmuşlar.Herşey o kadar uyumlu ki...
İlk fırsatta kesinlikle tekrar geleceğimiz Akşehir de, nezaketiyle bizi etkileyen ve gezimiz boyunca bize eşlik eden Celil Abi de şehri sevmemizdeki en önemli etken tabi.Teşekkürler Celil Abi ve Akşehir::))
Lütfen güzellikleri uzaklarda aramayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder