Neler neler geçiyor kimbilir aklından. binlerce soru var belli ki .
Bir ay öncesine kadar tek tek söylenen kelimeler varken şimdi cümle kurulmaya başlandı bile.müthiş değişimin adı “konuşmak”
Nasıl bir güç bu.Gelişimin,değişimin bu kadar eşit paylaştırılarak zamana yayılması.Ses tonuyla sevincini,mutsuzluğunu,soruları olduğunu anlatıyor.Kısa bir süre öncesine kadar "tamam bunu sonra konuşalım" diyebilirken şimdi ise "hayıl anne" diyen bir çocuk var önümde...
Neyse ki aile bireylerine olan ilk tanımlarda hiç sorun olmadı.Anne,Baba,Abi,Abla,Dede,Anneanne Teyze ,Babaanne,Hala zorluk çekilmeden söylendi.İsimler kesinlikle aklında.Hayatındaki yerini söyleyemese bile isim söylediğimiz birinin mutlaka abi ya da abla olduğunu söyleyebiliyor.İki yaşına girmemişti ve biz ona aile tanımları yapmaya başlamıştık.Tülay kimin annesi ya da görkem tülay'ın ablası mı ya da annesi mi ? gibi.Gerçekten de hem aile kavramını hemde isimleri öğrenmesinde büyük payı oldu.Hergün yeni inciler dökülüyor ağzından.Uzun zamandır kelimeleri yazma isteğim kağıda dökülememişti.İşte bunlardan bazıları
Dede hop (park) yüzde yüz doğaya ait bir söz.orjinal oluşum:)
Mamam(tamam)
Mama değil anne yemak (mama değil anne yemek)
Çooba (çorba)
Emme (Emre)
Abi alp (Hem emrenin babası hemde doktorumuzun adının başına abi gelmiş hali)
Doduk (doruk)
Eelül (eylül)
İyi çeçeler ( iyi geceler)
Bah (bahadır)
Boa (bora)
Nani(nesrin)
Ebet (evet)
Hayıl(hayır)
Hepsini yazmak o kadar zor ki.Aslında yazmak değil yaşamak en keyiflisi:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder